Yeni Anayasa hk.

Vücudun en hassas uzuvlarından biri burundur. Hayvanların burnuna halka takarsanız, halkadan geçireceğiniz ip ile onları dilediğiniz tarafa çekip götürebilirsiniz.

Son zamanlarda kadınların burnunda gördüğüm hızma, bu bilgiye vakıf olmam sebebiyle beni üzüntüye düşürüyor. Nedir yani estetik kaygısı filan denirken bambaşka bir mesaj mı veriliyor gibi bir niyetim de asla yok!

Fakat beni asıl üzen husus ayrıntıya boğulmuş bir Anayasa. Her şeyi içine alma gayretinde, bahsetmediği konu kalmasın telaşında hazırlanacak bir Anayasa…

Ayrıntısı zirve yapmış metinler yıpranmaya mahkumdur; çünkü yaşam akışkandır ve olaylar, yaşam şartlarına göre değişkenlik arz eder.

Bakınız dil bile kendini yeniliyor, örfen 30-40 yıl gibi kısa bir sürede neler neler değişti. Abartmış saymayın, dünya şu 50 yılda neredeyse 500 yıl yaşlandı. Teknolojinin, bilimin hızına yetişmenin mümkün olmadığı zamanlarda yaşıyoruz ve bu gerçeklikte birileri çıkıyor, her olayı kucaklayacak, her olguyu izah edecek, her soruna parmak basacak bir anayasa derdinde çırpınıp duruyor.

Anayasa dediğimiz adından da belli, ana olmalı, temel olmalı, kısa ve öz olmalı…

Her şey onda olmamalı, sadece her sorunun anahtarı onda olmalı. Kazuistik yöntemlerle (her şeyin ayrıntı ile yazılıp çizildiği) yapılan yasa metinleri kısa ömürlüdür. 

Anayasa kazuistik yöntem ile yapılmamalı. Kıymetini zayi edecek uygulamalara muhatap olmamalı. Her yeni iktidar döneminde bir yerlerine dokunmanın vacip olduğu bir özellik arz etmemeli.

Çerçeve metin olmalı ve kuşatıcılığı hale hale olmalı. Dokunması şart değil, rüzgarı tesir etmeli. Özü olmalı ve ilkelerden dem vurmalı. İlkel olmamalı…

Peki şu yukarıdaki sözler neydi? Sen onu izah et bakalım derseniz…

Hayvanların en hassas, acıya duyarlı yeri burnudur. Burnuna taktığınız küçücük bir halka ile bir hayvanı elinizde oyuncak edebilirsiniz.
Milletlerin de en zayıf oldukları nokta, değerleridir. Değerler için ölür insanlar ve öldürürler. Bunu unutmayalım ve devam edelim:

Zaman içinde o halka ne kadar da başka bir anlama kaymış, farkında mısınız? Süs olmuş ve estetik için malzeme kabul edilmiş…

Değerler böyle olmamalı…

Değerler, değer yargılarının altında ezdirilmemeli…

Örneğin dün töre saiki hafifletici nedendi; bugün ise ağırlaştırıcı…

Dün falan için ölümü göze alanların bugün onu iplerde salladıkları gibi...

Anayasa bir değerler manzumesi olmalı; değer yargılarının doldurulduğu metinler harabesi değil…

Anayasa bu milletin değerleri ile değer yargılarını ayrıştıran bir vasfa sahip olsun kafidir...

Uzatmamalı, utandırmamalı…

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !